Boş gelen cam, plastik ve metal ambalajları atölyemizde renklendiriyoruz. Yüzeyin tamamını kapatan kaplamadan tek bir bandı vurgulayan kısmi uygulamaya, iki tonun yumuşadığı geçişli çalışmalardan iç duvara verilen renge kadar farklı yöntemler mevcut. Hangi yöntemin işinize uyduğu ambalajın biçimine, istenen görünüme ve adede göre belirleniyor.
Ambalajın dış duvarına ışığı dağıtan bir boya tabakası bindirilir. Ton kapalı ve derin okunur, elde kadifemsi bir his bırakır. Soft touch adı verilen dokulu varyantı da aynı grupta değerlendirilir.
Gövdenin yalnızca seçilen bölümü renklendirilir, kalan alan çıplak cam olarak bırakılır. Sınır maske kalıbıyla belirlendiği için çizgi keskin çıkar ve seri boyunca aynı yerde tekrarlanır.
İki ton, aralarında keskin bir sınır kalmayacak şekilde birbirine yedirilir. Geçişin nerede başlayıp nerede tükendiği milimetre olarak tarif edilir; tabanca mesafesi ve pas sayısı bu ölçüye göre sabitlenir.
Erguvan Dekor cam eritmez, kalıp dökmez. Yaptığımız iş, hazır gelen boş ambalajın yüzeyini işlemektir. Sizin tedarik ettiğiniz ya da katalogdan seçtiğiniz şişe atölyeye gelir; yıkama, boyama, kürleme ve son kontrol adımlarından geçtikten sonra dolum hattınıza dekorlanmış olarak döner.
Uygulama seçenekleri şu başlıklarda toplanır: gövdeyi tamamen örten mat veya parlak kaplama, yalnızca belirli bir bandı renklendiren kısmi boyama, iki tonun yumuşadığı geçişli çalışma, camın iç duvarına verilen renk, yazı ve desen için serigraf baskı, metalik iz bırakan sıcak yaldız. Bunların çoğu aynı ambalaj üzerinde birlikte kurgulanabilir; sıralama ise hangi katmanın altta kalacağına göre planlanır.
Kaplamada boya, yüzeye ince ve eşit bir tabaka halinde püskürtülür. Mat bitişte ışık dağıldığı için ton kapalı ve derin okunur; parlak bitişte ışık düzgün yansır, renk daha canlı ve keskin görünür. Aynı renk kodu iki bitişte gözle farklı algılanır, bu yüzden karar kart üzerinden değil numune üzerinden verilmelidir.
Dokunuş: Soft touch mat kaplamada yüzey pürüzsüz ama tutuşu kavrayan bir doku kazanır. Parlak kaplama elde daha kaygan durur.
Kirlenme: Parmak izi parlak yüzeyde daha çabuk fark edilir. Koyu tonlarda mat bitiş günlük kullanımda genellikle daha temiz kalır.
Renk aralığı: Her iki bitişte de opak, yarı saydam ya da transparan hazırlanabilir. Transparan uygulamada camın kendi tonu sonuca karışır, bu payı hesaba katmak gerekir.
Dayanım: Kürlenmiş yüzey sürtünme ve tırnak izine karşı direnç kazanır; buna karşılık sert bir cisme çarpmada boya kalkabilir.
Önce ambalaj yıkanır ve yağdan arındırılır; boyanın tutmadığı işlerin büyük kısmının arkasında yüzeyde kalan kalıntı vardır. Ardından boyanmayacak bölgeler maskelenir, boya tabanca ile verilir ve parça fırından geçirilerek sertleştirilir. Son adımda renk, yüzey kusuru ve ölçü kontrolü yapılır.
Cam dışında plastik gövdelere de aynı işlem uygulanabilir. Bu durumda fırın sıcaklığı malzemenin ısı dayanımına göre düşürülür ve astar tercihi buna göre değişir; kalın duvarlı cam ile ince cidarlı plastik aynı programda pişirilmez.
Kısmi boyamada gövdenin yalnızca seçilen bölümü renklendirilir, kalanı çıplak cam bırakılır. Omuzdan aşağı inen bir bant, sadece taban bölgesi ya da tek bir yüzün kapatılması bu gruba girer. Sınır maske kalıbıyla belirlendiği için çizgi keskin çıkar ve seri boyunca aynı yerde tekrarlanır.
Geçiş boyu: Rengin nerede başlayıp nerede tamamen kaybolacağı milimetre cinsinden tarif edilmelidir. Kısa mesafe daha sert, uzun mesafe daha yumuşak bir görünüm verir.
Yön: Geçiş tabandan yukarı, omuzdan aşağı ya da iki uçtan ortaya doğru kurgulanabilir; yön değişince aynı renk çifti bambaşka bir etki yaratır.
Tekrarlanabilirlik: Degrade büyük ölçüde el hassasiyetine bağlıdır. Parti içinde birbirinin aynısı sonuç almak için tabanca mesafesi, dönüş hızı ve pas sayısı sabitlenir.
Renk sayısı: İki ton arasındaki geçiş standart uygulamadır. Üç ve üzeri tonda pas sayısı arttığı için birim süre uzar, fire payı yükselir.
İç boyamada renk, ambalajın iç duvarına verilir. Dışarıdan bakıldığında ton cam kalınlığının ardından göründüğü için daha derin ve ıslak bir etki oluşur; dış yüzey ise çıplak cam gibi serin ve pürüzsüz kalır. Yöntem yalnızca boyanın içerikle temas etmeyeceği kurgularda uygundur ve ağız çapı çok dar şişelerde uygulanamaz.
Kullandığımız boyalar cam ve plastik yüzey için hazırlanmış, kürlendikten sonra sertleşen ürünlerdir. Solvent bazlı olanlar çabuk kurur ve pigment yükü yüksektir; su bazlı olanlar atölye içi hava kalitesi bakımından avantaj sağlar. Renk Pantone koduyla verilebilir, ancak cam saydam bir zemin olduğundan kartta görülen ton ile şişede oluşan ton arasında sapma olur.
Bitmiş yüzeyin alkole, parfüm konsantresine ve sürekli ele temasa nasıl tepki verdiği numune aşamasında denenir. Talep edilmesi halinde silme, çizme ve bantla soyma gibi basit dayanım denemelerinin sonuçları paylaşılır.
Serigraf baskıda mürekkep, gergin bir elekten geçirilerek yüzeye aktarılır; marka adı, hacim bilgisi ve desenler bu yolla basılır. Her renk ayrı elek ve ayrı geçiş demektir, dolayısıyla renk sayısı doğrudan maliyete yansır. Sıcak yaldızda ise mürekkep yerine metalik folyo ısı ve basınçla yüzeye yapıştırılır; altın ve gümüş tonlarında parlak, keskin bir iz bırakır ve ince yazılarda serigrafiye göre daha okunaklı sonuç verir.
Önce sınırlı adette numune hazırlanır; renk, geçiş sınırı ve baskı yerleşimi bu parçalar üzerinde konuşulur. Onaylanan numune referans parça olarak saklanır, seri boyunca karşılaştırma bunun üzerinden yapılır.
Renk, adet ve teslim süresi numune onayından sonra netleşir. Uygulama İstanbul (Esenyurt) ve Ankara (Kahramankazan) atölyelerimizde yürütülür; süreç ISO 9001 kalite yönetim sistemi kapsamında yönetilir.