Şişe tasarımı, ambalajın yüzeyine hangi görselin hangi teknikle uygulanacağını belirleme çalışmasıdır. Cam üretmiyor, kalıp açmıyoruz; hazır cam, plastik ve metal ambalajlar üzerinde boyama, serigraf baskı, sıcak yaldız ve kaplama planlıyoruz.
Serigraf ve sıcak yaldız işlerinde tasarım kâğıda değil, elek ve klişeye aktarılır. Bu yüzden dosyanın vektörel olması gerekir. Vektörde çizgiler koordinatla tanımlanır; görsel, şişe üzerindeki gerçek ölçüsüne küçültülüp büyütüldüğünde kenarını kaybetmez. Piksel tabanlı bir görüntü büyütüldüğünde kenar dişlenir; elek dokusu bu dişlenmeyi olduğu gibi yüzeye taşır. Çizgi kalınlığı ve punto seçimi de bu aşamada, tasarımın elekten geçebilme sınırına göre belirlenir.
Baskı alanı tasarımdan değil ambalajdan çıkar. Şişenin teknik çizimini ya da bir numunesini alır, gövdedeki düz alanları ölçeriz; omuz ve boyun geçişleri, dip kavisi, kalıptan gelen çapak ve kabartmalar bu alandan düşülür. Geriye kalan yüzey gerçek baskı alanıdır; tasarım bu ölçüye göre kurulur, ölçü tasarıma göre değil. Alan ölçüsü belli olduğunda yazı boyu, satır sayısı ve desenin yerleşimi tek seferde çözülür.
Elek gergin ve düz bir yüzeydir; mürekkebi ambalaja bir çizgi boyunca temas ederek bırakır. Silindirik bir gövde tek eksende döner, dönerken elekle teması aynı basınçta kalır. Tek yönde kavisli yüzey budur ve serigraf burada temiz basar. Omuz gibi aynı anda iki yöne kıvrılan bir bölgede elek her noktaya eşit oturmaz; bir yerde yüzeye fazla bastırır, bir yerde hiç değmez. Serigrafın sınırı buradadır.
Kavis arttıkça görüntü de değişir: yüzey döndüğü için kenarlara denk gelen kısım gözle bakıldığında sıkışır, görsel yanlardan çekilmiş görünür. Telafi etmek için dosyaya baskı öncesi eğrilik payı verilir; tasarım düz halde bir miktar genişletilir ki şişe üzerinde doğru oranda okunsun.
Kaplama ile baskı bir arada isteniyorsa önce zemin oluşur, baskı bunun üzerine gider. Her renk kendi eleğinden ayrı bir geçişle basılır; renk sayısı arttıkça hazırlık da süre de artar. Renk sayısını bu yüzden dosya kesinleşmeden konuşuruz.
Dosyada yumuşak bir renk geçişi varsa bu iş baskı tarafına değil boyama tarafına düşer. Elek mürekkebi tek bir yoğunlukta bırakır; iki tonu baskıyla yedirmek için ara tonları ayrı ayrı elemek gerekir ve sonuç yumuşak değil basamaklı çıkar. Aynı geçiş boyamada tek işlemde elde edilir. Ayrımı tasarım aşamasında yapmak, dosyayı iki kez hazırlamayı önler.
Dosya kapandığında iş, gerçek ambalaj üzerine numune olarak uygulanır. Bakılacak ilk şey, rengin ekranda değil ambalajın üzerinde nasıl okunduğudur.
Ardından yerleşim kontrol edilir: yazının gövde üzerindeki yüksekliği, ortalanması, kapak takıldığında ne kadarının göründüğü. Onaydan sonra dosyada yapılan her değişiklik yeni elek anlamına geldiği için düzeltmeleri numune aşamasında toplamak işi kısaltır.