Şirket

Yaklaşımımız

Boya verilip parça fırından geçtikten sonra yüzey son halini alır. Bir işin ağırlığı bu nedenle uygulamadan önce verilen kararlarda toplanır; teklif aşamasında ayrıntılı soru sormamızın ve kolay bir "olur" demekten kaçınmamızın sebebi budur.

Yapamayacağımızı Baştan Söylemek

Bir talep geldiğinde ilk sorumuz, istenen uygulamanın o gövdede yürüyüp yürümeyeceğidir. Ambalajın biçimine, malzemesine ve uygulamanın oturacağı alana teklif aşamasında bakarız; işe başlayıp ortasında geri dönmeyiz. Bir kurgunun temiz çıkmayacağını görüyorsak bunu deneyip göstermek yerine o aşamada söyleriz ve mümkünse aynı görünüme hangi yoldan varılabileceğini anlatırız. Yürümeyeceğini bildiğimiz bir işi almak kısa vadede sipariş sayılır; sonunda iki tarafın da zamanı ve malzemesi gider. Hangi tekniğin hangi yüzeyde sınırlandığını Şişe Boyama ve Şişe Tasarım sayfalarında ayrıntılandırdık.

Seçtiğimiz Yolu Gerekçesiyle Anlatmak

Aynı görünüme çoğu zaman birden fazla yoldan varılabilir, ama yolların süresi, maliyeti ve hata payı aynı değildir. Bir iş için hangi yöntemi önerdiğimizi söylerken neden onu önerdiğimizi de söyleriz: hangisi daha az adımda biter, hangisi seri boyunca daha kararlı tekrar eder, hangisi aylar sonraki bir siparişte daha kolay yakalanır. Karar sizindir; bizim işimiz seçeneği gerekçesiyle önünüze koymaktır. Bir yöntemi sessizce kendi kolayımıza göre seçersek, ortaya çıkan sonucun neden öyle olduğunu sonradan açıklamak zorunda kalırız.

Anlaşmayı Parça Üzerinden Kurmak

Renk ve yüzey sözcüklerle güvenilir biçimde tarif edilemez. "Biraz daha sıcak bir kırmızı" ya da "çok parlak olmasın" cümlelerinden iki kişi iki ayrı şey anlar; aradaki fark ancak parça ele alındığında görünür. Bu yüzden bir işte üzerinde anlaştığımız şey, ambalajınıza uygulanmış fiziksel parçadır. O parça ortaya çıkana kadar hiçbir ayrıntıyı kapanmış saymayız. Çıktıktan sonra ise tartışacak bir şey kalmaz, çünkü artık iki taraf da aynı nesneye bakmaktadır.

Tekrarı Hatırlamaya Bırakmamak

Bir uygulamanın nasıl yapıldığı yazılı değilse, sonucu tekrarlamak o işi yapan kişinin hatırlamasına kalır. Bu yüzden ayarları kayda geçiririz; işi yürüten kişi değiştiğinde sonucun değişmemesi gerekir. Aynı gerekçeyle, bir partide daha iyi sonuç veren bir değişikliği sözlü olarak geçiştirmez, kaydın kendisini güncelleriz. Kaydın atölyede fiilen nasıl tutulduğunu Kalite ve Kontrol sayfasında anlattık.

Dayanımın Sınırını Konuşmak

Bir yüzeyin nasıl göründüğü kadar, kullanım boyunca nasıl davranacağı da işin parçasıdır. Bu yüzden ürünün nasıl taşınacağını, nasıl kullanılacağını ve şişenin içinde ne olacağını baştan sorarız; çantada taşınan bir şişeyle rafta duran bir şişe aynı yıpranmayı görmez. Aynı açıklık ticari tarafta da geçerlidir: bir kurgunun neden daha uzun süreceğini ya da neden daha pahalıya geleceğini teklif verirken belirtiriz.